Kolb Eğitimci Rol Profilleri

Güncelleme tarihi: 16 Eyl
Eğitimci olmak, bir insan için hem en ödüllendirici hem de en zorlayıcı rollerden biridir. Çünkü bir kişinin öğrenmesini ve gelişmesini desteklemek, yalnızca bir konu hakkında bilgi sahibi olmayı değil; öğreneni, öğrenme sürecini ve içinde bulunulan bağlamı birlikte görebilmeyi gerektirir.
Bir eğitimci aynı anda pek çok soruyla karşı karşıyadır:
Öğrenen kişinin ihtiyaçları ve ilgi alanları nelerdir? Konu hakkında hangi bilgilere sahiptir? Öğrendiği bilginin onun için daha derin anlamı nedir? Bu bilgiyi kendi yaşamında veya işinde nasıl kullanacaktır? Öğrenmesini nasıl görünür hâle getirecek ve gelişimini nasıl sürdürecektir?
Öğretmenler, eğitmenler, koçlar, liderler ve ebeveynler olarak kendimizi sık sık bu eğitim zorluklarıyla karşı karşıya buluruz. Bazen karşımızdaki kişinin kendi deneyimini keşfetmesine alan açmamız, bazen konuya ilişkin bilgi sunmamız, bazen gelişimi değerlendirmemiz, bazen de öğrenilenlerin uygulamaya taşınmasına eşlik etmemiz gerekir.
Dolayısıyla eğiticilik, tek bir rolü iyi oynamaktan çok daha fazlasıdır.
Kolb Eğitimci Rol Profili nedir?
Kolb Eğitimci Rol Profili — İngilizce adıyla Kolb Educator Role Profile — başkalarını eğitirken tercih ettiğimiz yaklaşımı değerlendirmek ve onların öğrenme ve gelişim süreçlerine daha etkili biçimde eşlik edebilmek için bir çerçeve sunar.
Deneyimsel Öğrenme Kuramı’ndan türetilen bu çerçeve; eğitimcilerin öğrenme döngüsünün farklı aşamalarında üstlenebilecekleri dört temel rolü tanımlar:
Kolaylaştırıcı
Konu Uzmanı
Standart Belirleyici ve Değerlendirici
Koç
Alice Y. Kolb, David A. Kolb, Angela Passarelli ve Garima Sharma tarafından geliştirilen model, deneyimsel eğitimciliği yalnızca kolaylaştırıcılıkla sınırlamaz. Eğitimciliği; öğrenen ile konu, anlam ile uygulama ve deneyim ile bilgi arasında denge kurmayı gerektiren karmaşık ve ilişkisel bir süreç olarak ele alır (Kolb, Kolb, Passarelli ve Sharma, 2014).
Eğitimcinin rolü, kişisel öğretim tarzından ibaret değildir. Eğiticilerin rol tercihleri; öğretme ve öğrenmeye ilişkin inançlarının, eğitim sürecindeki hedeflerinin, tercih ettikleri öğretim tarzının ve kullandıkları eğitici uygulamaların birleşimiyle ortaya çıkar.
Eğitici rolü yalnızca öğretmenlere ve eğitmenlere ait değildir
Eğitici rolleri, resmî sınıf içi öğretim görevini üstlenen bireylerle sınırlı değildir.
Bu çerçeve;
öğretmenler,
kurum içi ve bağımsız eğitmenler,
kolaylaştırıcılar,
akademisyenler,
koçlar ve mentorlar,
takım ve kurum liderleri,
yöneticiler,
ebeveynler gibi hayatın farklı alanlarında başkalarının öğrenmesine ve gelişmesine eşlik eden herkes için kullanılabilir.
Bir yönetici, ekip üyesinin yaşadığı bir iş deneyimini anlamlandırmasına yardımcı olurken kolaylaştırıcı rolünü üstlenebilir. Teknik bilgisini ve deneyimini aktarırken konu uzmanı, beklenen performansı ve başarı ölçütlerini belirlerken değerlendirici, kişinin öğrendiklerini kendi işinde uygulamasına eşlik ederken koç rolüne geçebilir.
Bu nedenle eğitimci rolü, bir unvandan çok, başkasının öğrenmesine hizmet eden planlı davranışlar bütünüdür.
Eğitimci rolleri öğrenme döngüsüyle nasıl ilişkilidir?
Deneyimsel öğrenme döngüsü dört temel öğrenme yolundan oluşur:
Somut Deneyim
Yansıtıcı Gözlem
Soyut Kavramsallaştırma
Aktif Uygulama
Eğitimci rol profilleri, öğrenenin bu dört aşamanın tamamında ilerleyebilmesine yardımcı olur. Her rol, deneyimi kavramanın ve dönüştürmenin farklı yollarını kullanarak öğreneni özgün bir biçimde destekler.
Kolaylaştırıcı, somut deneyim ve yansıtıcı gözlem aracılığıyla öğrenenin kendi deneyimiyle bağlantı kurmasını sağlar.
Konu Uzmanı, yansıtıcı gözlem ile soyut kavramsallaştırmayı bir araya getirerek deneyimlerden doğan gözlemleri kavramlara ve bilgiye bağlar.
Standart Belirleyici ve Değerlendirici, soyut kavramsallaştırma ve aktif uygulama aracılığıyla bilgi ve becerilerin belirli performans ölçütleri doğrultusunda kullanılmasına yardımcı olur.
Koç, aktif uygulama ve somut deneyim aracılığıyla öğreneni kendisi için anlamlı hedeflere doğru harekete geçirir.
Eğitimcilerin öğrenme döngüsünün etrafında hareket edebilmesi, yalnızca içeriğin aktarılmasını değil, deneyimin öğrenmeye ve öğrenmenin yeni deneyimlere dönüşmesini destekler.
Eğitimci neden roller arasında hareket etmelidir?
Öğrenme sürecinin her aşaması, eğitimciden farklı bir katkı bekler.
Bir eğitimci yalnızca kolaylaştırıcı rolünde kaldığında öğrenenlerin deneyimlerini ve düşüncelerini ortaya çıkarabilir; ancak bu deneyimleri konunun bilimsel veya mesleki bilgi birikimiyle ilişkilendirmekte yetersiz kalabilir.
Yalnızca konu uzmanı olduğunda güçlü ve kapsamlı bilgi sunabilir; fakat öğrenenlerin mevcut deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve sorularını gözden kaçırabilir.
Yalnızca değerlendirici rolünü kullandığında performans ölçütlerini netleştirebilir; ancak öğrenme alanı, hata yapmanın ve denemenin riskli görüldüğü bir ortama dönüşebilir.
Yalnızca koçluk yaptığında öğreneni eyleme geçirebilir; fakat yeterli bilgi, yansıtma ve değerlendirme olmadan uygulama yüzeysel kalabilir.
Bu nedenle etkili deneyimsel eğitimcilik, “Ben hangi eğitimci rolüyüm?” sorusuyla sınırlı değildir. Daha güçlü soru şudur:
Öğrenme sürecinin bu aşamasında, bu öğrenenin ve bu konunun benden hangi rolü üstlenmemi istediğini fark edebiliyor muyum?
Kolb Eğitimci Rol Profili’nin temel yaklaşımı, eğitmenin tek bir doğru rolü seçmesi değil; öğrenme sürecinin ihtiyaçlarına göre roller arasında bilinçli ve esnek biçimde hareket edebilmesidir.
Dört eğitimci rolü

Kolaylaştırıcı Rolü
Kolaylaştırıcı rolünde eğitimciler, öğrenenlerin kendi kişisel deneyimleriyle bağlantı kurmalarına ve bu deneyimler üzerinde düşünmelerine yardımcı olurlar.
Öğrenenlerin ilgi alanlarını, içsel motivasyonlarını, duygularını ve kendilerine ilişkin bilgilerini ortaya çıkarmak için samimi, olumlu ve destekleyici bir yaklaşım benimserler. Çoğunlukla küçük gruplarda yürütülen konuşmaları ve karşılıklı paylaşımı teşvik eder, öğrenenlerle kişisel ilişkiler kurarlar.
Kolaylaştırıcı, öğrenene ne düşünmesi gerektiğini söylemekten önce onun ne yaşadığını, ne fark ettiğini ve deneyimine nasıl anlam verdiğini keşfetmesine alan açar.
Bu rolde eğitimci:
Güvenli ve kapsayıcı bir öğrenme alanı oluşturur.
Açık uçlu sorular sorar.
Farklı deneyim ve bakış açılarının paylaşılmasını destekler.
Öğrenenleri dikkatle dinler.
Deneyimin duygusal ve ilişkisel boyutlarını görünür hâle getirir.
Öğrenenin kendi sorularını ve anlamını oluşturmasına yardımcı olur.
Grubun birlikte düşünmesini kolaylaştırır.
Kolaylaştırıcı rolünde kullanılabilecek sorular şunlar olabilir:
Bu deneyim sırasında ne oldu?
Siz bu durumun hangi anında ne hissettiniz?
Sizin için en dikkat çekici an hangisiydi?
Başkalarının deneyimlerinde sizinkinden farklı olan ne vardı?
Bu deneyim size kendinizle ilgili ne gösterdi?
Kolaylaştırıcı rolü, özellikle somut deneyimin ardından öğrenenin yaşadıklarına dönmesi ve bunları yansıtıcı gözlem yoluyla anlamlandırması için önemlidir.
Konu Uzmanı Rolü
Konu uzmanı rolünde eğitimciler, öğrenenlerin deneyimleri üzerine yaptıkları yansıtmaları, konunun mevcut bilgi birimiyle ilişkilendirmelerine yardımcı olurlar.
Otorite sahibi ve yansıtıcı bir yaklaşım benimser; bilgiyi sistematik biçimde düzenler, analiz eder ve anlaşılır bir yapıya dönüştürürler. Çoğunlukla örnekler, modeller ve kuramlar üzerinden ilerler; eleştirel düşünmeyi teşvik ederler. Bilgi; anlatımlar, yazılı metinler, araştırmalar, vakalar, şemalar ve kavramsal modeller aracılığıyla sunulabilir.
Konu uzmanı, “Ben biliyorum, siz dinleyin” diyen kişi olmak zorunda değildir. Deneyimsel öğrenmede uzmanlığın işlevi, öğrenenin yaşadığı deneyim ile daha geniş bilgi birikimi arasında bağ kurmaktır.
Bu rolde eğitimci:
Kavramları ve kuramları açıklar.
Deneyimlerden doğan gözlemleri mevcut bilgiyle ilişkilendirir.
Karmaşık bilgiyi düzenler ve anlaşılır hâle getirir.
Kavramsal modeller ve çerçeveler sunar.
Araştırma bulgularını öğrenme sürecine taşır.
Varsayımları sorgulamaya yardımcı olur.
Eleştirel düşünmeyi destekleyen sorular sorar.
Kendi düşünme ve analiz etme sürecini modelleyebilir.
Konu uzmanı rolünde kullanılabilecek sorular şunlar olabilir:
Bu deneyimi hangi kavramla açıklayabiliriz?
Gözlemlerimiz mevcut kuramla hangi noktalarda örtüşüyor?
Bu model yaşadığımız durumu anlamamıza nasıl yardımcı oluyor?
Elimizdeki bilgiler hangi açıklamayı destekliyor?
Bu konuda araştırmalar bize ne söylüyor?
Konu uzmanının katkısıyla kişisel bir deneyim, daha genel bir bilgiye ve farklı durumlarda kullanılabilecek kavramsal bir anlayışa dönüşür.
Standart Belirleyici ve Değerlendirici Rolü
Standart belirleyici ve değerlendirici rolünde eğitimciler, öğrenenlerin belirli performans gerekliliklerini karşılayabilmek için bilgi ve becerilerini uygulamada ustalaşmalarına yardımcı olurlar.
Nitelikli performans için gereken bilgi, beceri ve davranış ölçütlerini açıkça ortaya koyan, sonuç odaklı ve nesnel bir yaklaşım benimserler. Öğrenenlerin kendi gelişimlerini değerlendirebilecekleri performans çalışmaları oluşturur; gözleme dayalı ve düzenli geri bildirim sağlarlar.
Değerlendirici rolü yalnızca puan vermek, hata bulmak veya öğrenmenin sonunda bir sınav yapmak değildir. Bu rolün temel işlevi, beklenen performansı görünür hâle getirmek ve öğrenenin mevcut durumu ile ulaşmak istediği düzey arasındaki mesafeyi anlayabilmesine yardımcı olmaktır.
Bu rolde eğitimci:
Öğrenme ve performans hedeflerini netleştirir.
Başarı ölçütleri ve göstergeler belirler.
Beklenen davranışları somutlaştırır.
Uygulama ve performans görevleri tasarlar.
Öğrenme sürecindeki ilerlemeyi takip eder.
Kanıta ve gözleme dayalı geri bildirim verir.
Öğrenenin öz değerlendirme yapmasını destekler.
Geliştirilmesi gereken alanların görünür olmasını sağlar.
Standart belirleyici ve değerlendirici rolünde kullanılabilecek sorular şunlar olabilir:
Nitelikli bir performans nasıl görünür?
Bu uygulamada hangi ölçütleri dikkate alacağız?
Hedeflediğimiz davranış ile mevcut davranış arasındaki fark nedir?
Hangi kanıtlar ilerleme gösterdiğimizi söylememizi sağlar?
Bir sonraki denemede neyi daha iyi yapabiliriz?
Değerlendirme, öğrenmenin sonunda verilen bir hüküm olmaktan çıktığında; öğrenene gelişimi hakkında yön gösteren ve yeni uygulamaları besleyen bir öğrenme aracına dönüşür.
Koç Rolü
Koçluk rolünü benimseyen eğitimciler, öğrenenlerin hedeflerine ulaşmak için bilgi ve becerilerini kullanmalarına yardımcı olurlar.
Kişilerin kendi yaşam ve iş deneyimlerinden öğrenmelerini desteklemek amacıyla çoğunlukla birebir veya küçük gruplar hâlinde çalışırlar. İş birliğine dayalı, cesaret verici ve eylem odaklı bir yaklaşım benimserler. Kişisel gelişim planlarının oluşturulmasına yardımcı olur ve performansa ilişkin geri bildirim yolları sunarlar.
Koç, öğrenenin yerine hedef belirlemez veya onun adına harekete geçmez. Öğrenenin ulaştığı içgörüleri kendi bağlamında uygulanabilir adımlara dönüştürmesine eşlik eder.
Bu rolde eğitimci:
Öğrenenin kendi hedefini belirlemesine yardımcı olur.
İçgörülerin eylem adımlarına dönüşmesini destekler.
Alternatif uygulama yollarını birlikte araştırır.
Yeni davranışları iş veya yaşam bağlamında denemeye teşvik eder.
Küçük, somut ve izlenebilir adımlar oluşturulmasını sağlar.
Öğrenenin kendi sorumluluğunu üstlenmesini destekler.
Deneme sonrasında geri bildirim ve yeniden değerlendirme alanı açar.
Gelişim sürecinde cesaretlendirici bir yol arkadaşlığı sunar.
Koç rolünde kullanılabilecek sorular şunlar olabilir:
Bu öğrendiğinizi kendi yaşamınızda nerede kullanabilirsiniz?
İlk olarak hangi küçük adımı atacaksınız?
Bu davranışı ne zaman ve hangi durumda deneyeceksiniz?
İlerlemenizi nasıl takip edeceksiniz?
Karşılaşabileceğiniz engeller neler olabilir?
Denemenizin sonucunu yeniden değerlendirmek için ne zaman durup bakacaksınız?
Koçluk rolü, öğrenenin içgörülerini niyetten eyleme taşımasına ve aktif uygulama aracılığıyla yeni deneyimler oluşturmasına yardımcı olur.
Bir eğitim oturumunda roller nasıl değişir?
Dört eğitimci rolü birbirinden kopuk görevler değildir. Nitelikli bir öğrenme sürecinde roller birbirini izleyebilir, birbirini tamamlayabilir ve eğitimci aynı oturum içinde bir rolden diğerine geçebilir.
Örneğin geri bildirim üzerine yürütülen bir eğitimde eğitimci:
Katılımcıları gerçekçi bir iletişim deneyiminin içine davet eder.
Kolaylaştırıcı rolüyle deneyim sırasında neler yaşandığını, katılımcıların ne hissettiğini ve hangi davranışları gözlemlediğini konuşmaya açar.
Konu uzmanı rolüyle ortaya çıkan gözlemleri geri bildirime ilişkin bir model veya kavramsal çerçeveyle ilişkilendirir.
Standart belirleyici ve değerlendirici rolüyle nitelikli geri bildirimin ölçütlerini görünür hâle getirir ve yeni bir uygulamada katılımcılara gözleme dayalı geri bildirim verir.
Koç rolüyle katılımcıların öğrendiklerini kendi iş yaşamlarında kiminle, ne zaman ve nasıl deneyeceklerine ilişkin kişisel bir eylem planı oluşturmalarına yardımcı olur.
Bu örnekte öğrenme, yalnızca bir deneyim yaşamaktan veya bir modeli dinlemekten ibaret değildir. Dört rolün birbirini tamamlaması sayesinde deneyim anlamlandırılır, kavramsal bilgiyle ilişkilendirilir, belirli ölçütlerle yeniden uygulanır ve gerçek yaşama taşınır.
Eğitimciler neden belirli rolleri daha fazla tercih eder?
Çoğumuz eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bu rollerin her birini belli ölçüde benimseriz. Bununla birlikte bir veya iki rolü diğerlerinden daha sık kullanma eğiliminde olabiliriz.
Bu tercihlerin oluşmasında şunlar etkili olabilir:
Öğretme ve öğrenmeye ilişkin inançlarımız
Kendi öğrenme stilimiz
Uzmanlık alanımız
Önceki eğitim deneyimlerimiz
Kurumsal ve idari beklentiler
Eğitim için ayrılan süre
Öğrenenlerin ihtiyaçları
İçeriğin niteliği
Başarı ve performansın nasıl tanımlandığı
Kolb ve çalışma arkadaşlarının Eğitimci Rol Profili üzerine yürüttüğü araştırma, eğitimcilerin bir ölçüde kendi öğrendikleri biçimde öğretme eğilimi gösterebildiğine işaret eder. Somut öğrenme yollarına daha fazla yönelen eğitimciler öğrenen merkezli kolaylaştırıcı rolünü; soyut öğrenme yollarına yönelenler ise konu uzmanı ve değerlendirici rollerini daha fazla tercih edebilir (Kolb ve diğerleri, 2014).
Bu eğilim tek başına bir sorun değildir. Her eğitimcinin doğal olarak güçlü hissettiği roller bulunabilir. Önemli olan, bu tercihin farkında olmak ve öğrenme sürecinin ihtiyaç duyduğu diğer rollere de erişebilmektir.
Eğitimci rol profili bir etiket değildir
Kolb Eğitimci Rol Profili, eğitimcileri “kolaylaştırıcı”, “uzman”, “değerlendirici” veya “koç” olarak kesin ve değişmez kategorilere ayırmak için kullanılmamalıdır.
Profil, öncelikle bir öz değerlendirme ve farkındalık aracıdır. Eğitimcinin hangi rolleri doğal biçimde kullandığını, hangi rollerde daha rahat hissettiğini ve hangi rollerini geliştirmeye ihtiyaç duyduğunu görmesine yardımcı olur.
Bir rol profilinde kolaylaştırıcı yönelimin güçlü çıkması, kişinin uzmanlık sunamayacağı anlamına gelmez. Konu uzmanı rolünü güçlü biçimde tercih eden bir eğitimci de kolaylaştırıcılık becerilerini geliştirebilir. Asıl amaç, eğitimcinin kendi rol repertuvarını genişletmesidir.
Eğitimci esnekliği, her rolü aynı ölçüde ve her durumda kullanmak değildir. Durumu okuyabilmek, öğrenenin ihtiyacını fark edebilmek ve hangi rolün ne zaman daha yararlı olacağına bilinçli biçimde karar verebilmektir.
Kendi eğitimci rol tercihlerimizi nasıl fark edebiliriz?
Eğiticilik pratiğimize şu sorularla bakabiliriz:
Eğitim sırasında en fazla konuşan ve bilgi sunan kişi ben miyim?
Öğrenenlerin kendi deneyimlerini paylaşmaları için yeterli alan açıyor muyum?
Anlatılması gereken bilgiyi, öğrenenlerin deneyimleriyle ilişkilendirebiliyor muyum?
Başarı ölçütlerini ve beklenen performansı yeterince açık hâle getiriyor muyum?
Verdiğim geri bildirim gözleme ve somut davranışlara mı dayanıyor?
Öğrenilenlerin eğitim sonrasında nasıl uygulanacağını konuşuyor muyum?
Katılımcıların kendi hedeflerini ve eylem adımlarını oluşturmalarına fırsat veriyor muyum?
Eğitim akışı beklediğim gibi gitmediğinde rolümü değiştirebiliyor muyum?
Daha az kullandığım eğitimci rolü hangisi?
Öğrenenlerin ihtiyaçları ile kendi öğretim tercihlerimi birbirinden ayırabiliyor muyum?
Bu sorular, eğitimcinin kendi uygulamasına dışarıdan bakmasına ve tercih ettiği rollerin öğrenme süreci üzerindeki etkisini fark etmesine yardımcı olabilir.
Etkili eğitimcilik, doğru rolü doğru zamanda üstlenebilmektir
Eğitim sürecinin temel açmazlarından biri, birbiriyle karşıt gibi görünen ihtiyaçlar arasında denge kurmaktır:
Öğrenenlerin deneyim ve ilgi alanlarına mı, yoksa konunun gerektirdiği bilgiye mi odaklanacağız? Fikirlerin derin anlamını keşfetmeye mi, yoksa etkili performans ve uygulamaya mı öncelik vereceğiz? Öğrenene özgür bir alan mı açacağız, yoksa belirli standartları mı görünür kılacağız?
En üst düzeyde etkili bir öğrenme için bunların hepsi gereklidir.
Kolaylaştırıcı, öğrenenin deneyimini ve sesini sürece taşır. Konu uzmanı, deneyimi bilgiyle buluşturur. Değerlendirici, gelişimin yönünü ve niteliğini görünür hâle getirir. Koç ise öğrenilenleri yeni eylemlere ve deneyimlere taşır.
Bu nedenle güçlü bir deneyimsel eğitimci, yalnızca iyi anlatan, iyi soru soran, iyi değerlendiren veya iyi motive eden kişi değildir. Güçlü eğitimci; öğrenme sürecini okuyabilen, kendi tercihlerini fark edebilen ve ihtiyaç duyulan role bilinçli biçimde geçebilen kişidir.
Eğitimci rolündeki ustalık, tek bir rolü kusursuz oynamakta değil; öğrenenin, konunun ve bağlamın ihtiyacına göre roller arasında esnek biçimde hareket edebilmekte yatar.
Kaynakça
Kolb, A. Y., Kolb, D. A., Passarelli, A. ve Sharma, G. (2014). On becoming an experiential educator: The Educator Role Profile. Simulation & Gaming, 45(2), 204–234.
Kolb, A. Y. ve Kolb, D. A. (2017). The Experiential Educator: Principles and Practices of Experiential Learning. Experience Based Learning Systems.
Kolb, A. Y. ve Kolb, D. A. (2021). The Kolb Experiential Learning Profile: A Guide to Experiential Learning Theory, KELP Psychometrics and Research on Validity. Experience Based Learning Systems.



Yorumlar